Servis, sigorta ödemesi gecikti diye aracı kafasına göre rehin tutamaz. Aracı alıkoymanın tek yolu, onarım sözleşmesindeki geçerli rehin hakkı ve sigorta şirketine çekilen yazılı ihtarnameden sonra TTK m.1425 uyarınca 30 günün dolmasıdır. Aksi hâlde servis aracı hemen teslim etmelidir.
Piyasada yaygın anlatılanın tersine, ödeme gecikmesi servise otomatik bir alıkoyma hakkı vermiyor. Servisin elinde imzalı bir onarım sözleşmesi olabilir ama Türk Borçlar Kanunu m.91 çerçevesinde bu sözleşme, ödeme talebini mahkemeye taşıma hakkı doğurur; aracı otoparkta tutma hakkı doğurmaz. İkisi sık karıştırılıyor.
2026 itibarıyla ortalama bir kaporta-boya onarım faturası 45.000 TL ile 120.000 TL arasında geziniyor. Bu rakam, servisin neden aracı bir koz olarak tutmaya çalıştığını açıklıyor: 120.000 TL'lik bir alacağı tahsil etmenin hukuki yolu aylar sürebiliyor, aracı otoparkta tutmak ise bir günde sonuç veriyor gibi görünüyor. Görünüyor, çünkü TCK m.155 kapsamında güveni kötüye kullanma suçunun karşılığı 6 aydan 2 yıla kadar hapis.
Sigorta tarafında ise eksper raporu genellikle 5-10 iş gününde çıkıyor; asıl gecikme onay sonrası ödeme aşamasında yaşanıyor. Trafik sigortasında onaydan itibaren 10 iş günü geçtiyse Hazine ve Maliye Bakanlığı'na şikâyet yolu açık. Kaskoda böyle net bir süre yok, bu yüzden ihtarname tarihi kritik hâle geliyor.
- TTK m.1425 şartı: Sigortacıya yazılı ihtarname çekildikten sonra 30 gün içinde ödeme gelmezse, sigortalı onarım bedelinin doğrudan servise ödenmesini talep edebilir ve servis araç üzerinde rehin hakkı kazanabilir.
- Sözleşmede rehin şart: Onarım sözleşmesinde "rehin hakkı" açıkça düzenlenmemişse servis, Türk Borçlar Kanunu m.91 gereği yalnızca mahkemeden tahsil talep edebilir, aracı alıkoyamaz.
- TCK m.155 riski: Aracı haksız yere tutan servis, güveni kötüye kullanma suçundan 6 ay ile 2 yıl arasında hapis cezasıyla karşılaşabilir.
- Trafikte 10 iş günü: Trafik sigortası kapsamında hasar bedeli, sigorta şirketinin onayından itibaren 10 iş günü içinde ödenmezse Hazine ve Maliye Bakanlığı'na şikâyet edilebilir.
- 30 gün sonrası satış: Ödeme gecikmesi 30 günü aştığında ve yazılı rehin sözleşmesi varsa servis, 7 gün önceden noter ihtarnamesi çekerek satış hakkını kullanabilir; bu yol sözleşmesiz rehinde işlemez.
Servis, sigorta ödemesi gecikince aracı rehin tutabilir mi?
Kısa cevap: kural olarak hayır, ama tek bir istisna var. Servisin aracı alıkoyabilmesi için Türk Ticaret Kanunu m.1425'te tanımlanan kanuni rehin hakkının doğmuş olması gerekir; bu hak kendiliğinden doğmaz, yazılı bildirimle işletilir. Sigorta şirketi eksper raporunu 5-10 iş günü içinde düzenleyip onayı verdikten sonra bile ödemeyi 10 iş günü içinde yapmazsa, servis doğrudan aracı rehin tutamaz. Önce Noter ihtarnamesi çekmesi, ardından TTK m.1425'teki 30 günlük sürenin fiilen dolması gerekir. 2026 itibarıyla ortalama bir kaporta-boya faturası 45.000-120.000 TL bandında gezindiği için, bu 30 günlük bekleme servis açısından ciddi bir nakit akışı sorunu; araç sahibi açısından ise günlük hayatı kilitleyen bir durumdur.
Rehin hakkının üç şartı var ve üçü birlikte sağlanmadıkça alıkoyma hukuka aykırıdır. Birincisi, onarımın sözleşmeye uygun biçimde tamamlanmış olması; ayıplı onarım iddiası varsa rehin hakkı tartışmalı hâle gelir. İkincisi, taraflar arasındaki servis sözleşmesinde veya iş emrinde aracın onarım bedeli ödenene kadar alıkonulacağına dair açık bir hüküm bulunması. Üçüncüsü, sigorta şirketine yazılı ihtarname çekilmesi ve 30 günlük sürenin sessizlikle geçmesi. Sözleşmede bu yönde bir madde yoksa, TTK m.1425 tek başına servise aracı tutma yetkisi vermez; kanun sadece süreci ve süreyi tanımlar, taraflar arasında rehin ilişkisi kurmaz.
Peki servis ne yapabilir, siz ne yapabilirsiniz?
Ödeme 30 günü aştığında servisin elindeki gerçek koz, aracı satışa çıkarma önceliği değil, noter kanalıyla yeni bir ihtarname çekip 7 günlük ek süre tanımaktır; bu süre sonunda da ödeme gelmezse icra yoluna gidilir. Aracı fiilen alıkoyup "ödeme gelmeden anahtarı vermem" demek ise bambaşka bir hukuki zemine oturur: TCK m.155 kapsamında güveni kötüye kullanma suçu, 6 ay ile 2 yıl arasında hapis cezasıyla karşılanır. Uygulamada servislerin çoğu bu riski bildiği için aracı tutmak yerine ihtarname ve icra yolunu seçiyor. Sizin tarafınızda ise iki farklı durum var: kasko kapsamındaysanız ve servis anlaşmalıysa muhatabınız büyük ölçüde sigorta şirketidir, ödemeyi servise doğrudan yapmak zorunda değilsiniz; trafik sigortası kapsamındaysanız ve servis anlaşmalı değilse parayı ödeyen sizsiniz, sigorta şirketi size geri ödeme yapar. İkinci durumda servisin aracı tutma gerekçesi sizin borcunuza dayanır, sigortanın gecikmesine değil. Bu ayrımı bilmeden itiraz etmek, süreci uzatmaktan başka işe yaramaz.
Rehin hakkı doğmadan servis aracı vermezse ne olur?
Ödeme gecikti diye anahtarı kasada tutmak, servislerin en sık başvurduğu ve en yanlış bildiği refleks. Rehin hakkı kendiliğinden doğan bir şey değil; ya sözleşmede açıkça yazacak ya da TTK m.1425'teki ihtarname süreci tamamlanacak. İkisi de yoksa araç üzerinde servisin hiçbir hakkı kalmaz, elinde tuttuğu şey başkasının malı olur. Aşağıdaki başlıklar, bu noktadan sonra servisin karşılaştığı somut sonuçları gösteriyor.
- TCK m.155 güveni kötüye kullanma: Aracı onarım için teslim alan servis, zilyetliği hukuka aykırı biçimde sürdürürse Türk Ceza Kanunu m.155 kapsamına girer. 2026 itibarıyla bu suçun temel cezası 6 ay ile 2 yıl arası hapis. Malın değerinin az olması hâlinde hâkim indirim uygulayabilir ama suç vasfı değişmez.
- Suç duyurusu ve şikâyet süreci: Araç sahibi, teslim talebini noter ihtarnamesiyle belgeledikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunabilir. Dosyaya ihtarname, servis kayıt fişi ve teslim talebine verilen yazılı yanıt eklenirse soruşturma açılması büyük ölçüde hızlanır.
- Tazminat ve günlük kira kaybı: TBK m.91 uyarınca araç sahibi, aracı kullanamadığı günler için ikame araç bedeli isteyebilir. 2026'da C segment bir otomobilin günlük kirası 1.400–2.200 TL bandında; 20 günlük haksız alıkoyma tek başına 28.000–44.000 TL'lik bir talebe dönüşür.
- Ticari araçta kayıp çok daha ağır: Taksi, kamyonet veya servis aracıysa günlük kazanç kaybı da tazminata eklenir. Mahkemeler bu kalemde aracın ruhsatındaki kullanım amacını ve son 6 aylık gelir kayıtlarını esas alıyor.
- Ayıplı onarım iddiasıyla birleşme riski: Servis aracı alıkoyarken boya akması veya panel uyumsuzluğu gibi bir ayıp ortaya çıkarsa, araç sahibi hem teslim hem onarım bedelinde indirim talep edebilir. Alıkoyma süresi uzadıkça bu iddiaların ispatı servis aleyhine döner.
- Sigorta şirketine karşı ayrı yol: Ödemeyi geciktiren taraf servis değil sigorta şirketiyse, araç sahibi Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurabilir. Başvuru için azami süre 2 yıl; ancak bu yol açılırken servisin aracı tutmaya devam etmesi haklı bir gerekçe oluşturmaz.
- Ceza davası tazminat davasını durdurmaz: Savcılık soruşturması takipsizlikle kapansa bile hukuk mahkemesindeki tazminat davası yürür. Yargıtay yerleşik uygulamasında, ceza dosyasının sonucu bekletici mesele sayılmıyor.
En sık yapılan hata şu: servis, "ihtarname çektim" demeyi yeterli sanıyor. Oysa TTK m.1425'teki 30 günün işlemeye başlaması için bildirimin yazılı ve usulüne uygun olması, sözleşmede de aracı alıkoyma hakkının açıkça tanımlanmış olması gerekiyor. Sözlü uyarı, WhatsApp mesajı ya da "borcunu ödeyene kadar vermem" cümlesi hakkı doğurmaz. 45.000–120.000 TL'lik tipik bir kaporta-boya faturasında bu ayrım, servisin 2 yıl hapis riskiyle 30 gün beklemek arasındaki farkı belirliyor.
Hangi hâllerde servis aracı teslim etmek zorunda?
Uygulamada en sık görülen hata şu: servis, sipariş formuna "onarım bedeli ödeninceye kadar araç teslim edilmez" yazdığını rehin hakkı sanıyor. Oysa bu tek satır, TTK m.1425 anlamında bir rehin hakkı doğurmaz; genel işlem koşulu sayılır ve TBK m.91 uyarınca aleyhinize yorumlanır. Sözleşmede "rehin" kelimesi geçmiyorsa, teslim yeri ve süresi belirtilmemişse ya da hüküm tüketici sözleşmesinin ek sayfasına sonradan eklenmişse, servisin alıkoyma yetkisi pratikte sıfırdır.
İkinci kırılma noktası ödeme onayıdır. Eksper raporu 5–10 iş günü içinde düzenlenip sigorta şirketi ödemeyi onayladığında, Trafik Sigortası Genel Şartları ve Kasko Sigortası Genel Şartları gereği ödeme onaydan sonra 10 iş günü içinde yapılmalıdır. Bu aşamada gecikme artık sigortacının değil, doğrudan servisin tahsilat sorunudur; aracı bundan dolayı tutmak hukuken savunulamaz.
| Durum | Somut veri (2026) | Teslim yükümlülüğü |
|---|---|---|
| Sözleşmede yazılı rehin hükmü yok | Ortalama onarım faturası 45.000–120.000 TL | Derhâl teslim |
| Rehin hükmü var, noter ihtarnamesi çekilmemiş | TTK m.1425 süresi: 0 gün (başlamamış) | Derhâl teslim |
| İhtarname çekildi, 12. gün | Kalan yasal süre: 18 gün | Derhâl teslim |
| İhtarname çekildi, 31. gün | Sigorta Tahkim başvuru süresi: 2 yıl | Alıkoyma mümkün |
| Sigorta ödemeyi onayladı, servise ödeme yok | Onay sonrası yasal azami süre: 10 iş günü | Derhâl teslim |
| Araç üzerinde birden fazla rehin iddiası | Noter satış öncelik süresi: 7 gün | Mahkeme kararı gerekir |
Tabloda kazanan satır açık: yalnızca dördüncü satır, yani yazılı rehin hükmü ve noter ihtarnamesi ve 30 günü aşan gecikme birlikte varsa servis aracı tutabilir. Bu da pratikte 100 dosyadan belki 3-5'inde gerçekleşir. Durum, sigorta şirketinin ödemeyi onayladığı ama servise ödeme yapmadığı hâlde tersine döner: burada gecikmenin sorumlusu servisin müşterisi değildir, dolayısıyla alıkoyma gerekçesi tamamen ortadan kalkar ve TCK m.155 kapsamında güveni kötüye kullanma riski 6 ay–2 yıl hapis cezasıyla somutlaşır.
Sigorta şirketi ödemeyi geciktirirse servis ne yapmalı?
Bu yol haritası, onarımı bitmiş ama parası gelmemiş bir aracın kaportacının bahçesinde beklediği durum için. Servisin elinde imzalı bir onarım sözleşmesi, teslim tutanağı ve eksper raporuyla uyumlu bir fatura olmalı; üçü de yoksa aşağıdaki adımların hiçbiri hukuken ayakta durmaz. 2026 rakamlarıyla ortalama bir kaporta-boya işi 45.000–120.000 TL arasında fatura ediyor, yani ihtarname masrafı bu tutarın binde biri bile değil. Ama sıra yanlış kurulursa servis, alacağını kurtarayım derken TCK m.155'ten 6 ay–2 yıl hapis riski alır.
- Önce dosyanın tamamlandığını yazılı hâle getirin. Eksper raporu tarihi, onaylanan iş kalemleri, parça listesi ve fatura aynı klasörde olmalı. Eksper raporunun düzenlenmesi 2026'da 5–10 iş günü sürüyor; sigorta şirketi "rapor gelmedi" diyorsa bu süreyi kendisi aşmış demektir ve bunu ihtarnamede tarihle belirtin.
- Sigorta şirketinin ödeme birimine yazılı bir hatırlatma gönderin. Kasko Sigortası Genel Şartları ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca hasar onayından sonra ödeme için yasal azami süre 10 iş günü. Bu mail ya da faks, sonraki adımın zeminini oluşturuyor.
- On gün dolarsa noter ihtarnamesi çekin. İçeriğinde şu üç şey bulunsun: fatura tutarı, TTK m.1425'e dayanan 30 günlük ödeme süresi, ve süre sonunda araç üzerindeki rehin hakkının kullanılacağı ihtarı. Noter masrafı 2026'da tek sayfa için birkaç bin lira; iki nüsha (şirket ve acente) çekmek işi hızlandırıyor.
- Buradaki klasik hata: ihtarnameyi genel merkeze değil, hasar dosyasını yürüten acenteye çekmek. Tebligat sigorta şirketinin merkez adresine yapılmazsa 30 günlük süre hiç başlamaz ve rehin hakkı doğmaz. Acenteye bilgi nüshası gitmeli, asıl tebligat şirketin sicildeki adresine.
- 30 gün dolduğu hâlde ödeme yoksa Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurun. Başvuru için azami süre hasarın öğrenilmesinden itibaren 2 yıl; 2026'da başvuru ücretsiz, karar ortalama 4–6 ayda çıkıyor. Komisyon kararı, icra takibinden önce elinizi çok güçlendiriyor ve faiz talebini de kapsıyor.
- Rehin hakkını ancak sözleşmede yazılı hüküm varsa kullanın. Türk Borçlar Kanunu m.91 çerçevesinde düzenlenmiş bir "onarım bedeli ödeninceye kadar araç teslim edilmez" kaydı olmayan sözleşmelerde bu hak doğmuyor. Sözleşmede varsa: ihtarnamenin tebliğinden sonra 7 günlük öncel satış süresi tanıyıp, satışı noter kanalıyla ve bedeli bloke hesapta tutarak yapın.
- Satıştan elde edilen tutar faturayı aşıyorsa farkı faiziyle birlikte araç sahibine iade edin. Aşan kısmı "işyerinde bekletme bedeli" adı altında mahsup etmeye kalkmak, sonradan ayıplı onarım davasıyla birleşip aleyhinize döner.
En sık görülen çöküş şu: Servis, ihtarname beklemeden aracı iki hafta bahçede tutuyor, sonra "haciz hakkım var" diye satışa çıkarıyor. Burada ne 30 gün dolmuş ne rehin hakkı doğmuş oluyor, dolayısıyla TCK m.155 kapsamında güveni kötüye kullanma iddiasıyla karşılaşıyor ve araç sahibi ayrıca TBK m.91 üzerinden tazminat istiyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigorta Denetleme Kurulu'na yapılan şikâyet ise ayrı bir dosya açıyor. Doğru kurgu her zaman daha yavaş: önce tebligat, sonra süre, sonra tahkim. Sabır, bu işte hukuki güvence.
Rehin hakkı sözleşmede nasıl düzenlenmeli?
Rehin hakkı kendiliğinden doğmaz. Servisin kapıya astığı "Ödeme yapılmadan araç teslim edilmez" tabelası hukuken bir şey ifade etmez; dayanak, aracı teslim etmeden önce imzaladığınız onarım sözleşmesindeki hükümdür. Bu hükmün geçerli olması için önce yazılı şekil şartı aranır. Sözlü anlaşma, WhatsApp yazışması ya da fatura arkasına sonradan eklenmiş bir cümle, 45.000–120.000 TL bandındaki tipik bir kaporta-boya faturasında rehin hakkı doğurmaya yetmez.
İkinci şart tarafların açık iradesidir. "İş bu sözleşme kapsamında ödenmeyen alacaklar için araç üzerinde rehin hakkı saklıdır" gibi bir cümle, kapsamı da yazmadıkça yarım kalır. Rehin hakkının neleri kapsadığı tek tek sayılmalı: onarım bedeli, gecikme faizi, çekici ve otopark masrafları, varsa eksper itirazına ilişkin giderler. Kapsamı belirsiz bir rehin hükmü, uyuşmazlıkta servisin lehine değil aleyhine okunur.
Genel işlem koşulu tuzağı
Çoğu servis, sözleşmeyi matbu bir form olarak önünüze koyar ve "imzala, hallederiz" der. TBK m.91 burada devreye girer: tüketiciyle imzalanan sözleşmelerde, tüketicinin aleyhine olan ve dürüstlük kuralına aykırı düşen genel işlem koşulları bağlayıcı sayılmaz. Formda 6 punto gri yazıyla geçiştirilmiş bir rehin maddesi, itiraz hâlinde mahkeme tarafından yok hükmünde kabul edilebilir. Servisin bunu bilerek kaleme alması, sonradan aracı alıkoyma gerekçesini de çürütür.
Uygulamada işleyen yol şudur: rehin hükmü ayrı bir başlık altında, normal puntoyla, tüketicinin ayrıca paraf attığı bir madde olarak düzenlenir ve kapsamı TL tutarıyla veya fatura bedeline atıfla netleştirilir. Aracınızı teslim etmeden önce imzaladığınız kâğıtta bu maddeyi arayın. Yoksa, ödeme geciktiğinde servisin elinde hukuken tutunacak bir dal kalmıyor demektir.
Sigorta ödemesi gecikince araç sahibi hangi yasal yollara başvurabilir?
Servis aracı vermiyorsa, elinizdeki asıl koz onarım bedelinin kimden tahsil edileceği değil, aracın ne zaman iade edileceğidir. Bu ikisi ayrı hukuki yollardır ve süreleri birbirine karıştırıldığında en çok kaybedilen şey aylar olur. Aşağıdaki mekanizmaların bir kısmı parayı hedefler, bir kısmı aracı. Hangisine önce gideceğiniz, servisin sözleşmenizde geçerli bir rehin hakkı olup olmadığına bakıyor.
- Noter ihtarnamesiyle teslim talebi. Servise "onarım bedeli tarafımca sigortacıya yöneltilmiştir, aracı 3 iş günü içinde teslim edin" içerikli bir ihtarname çekin. İhtarnamenin tarihi ve tebliğ şerhi, sonraki her başvuruda ispatın temeli olur; 45.000–120.000 TL bandındaki bir fatura için bu adım kâğıt üzerinde en ucuz hamledir.
- Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru. Uyuşmazlık sigortacının ödemesine ilişkinse, rizikonun gerçekleşmesinden itibaren azami 2 yıl içinde başvurulabilir. 2026 itibarıyla iki tarafın da kabul ettiği dosyalarda karar ortalama 3–6 ay içinde çıkıyor; sigortacı karara 10 iş günü içinde uymazsa icra takibi doğrudan başlatılabiliyor.
- Tüketici Hakem Heyeti. Bedeli ilinizdeki parasal sınırın altında kalan ve tüketici işlemi sayılan uyuşmazlıklarda ücretsiz yol. Poliçe bir ticari araç üzerindeyse ya da araç ticari işletmeye kayıtlıysa heyet görevsiz kalır, dosya doğrudan mahkemeye gider.
- Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava. Tüketici sıfatınız yoksa, tahkim kararına itiraz ediliyorsa veya araç alıkoyma nedeniyle ayrıca tazminat isteniyorsa burada dava açılır. Bilirkişi incelemesi ve eksper raporu arasındaki çelişki dosyanın seyrini belirler; eksper raporunun düzenlenmesi 5–10 iş günü sürer, dava ise genellikle bir yılı aşar.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı Sigorta Denetleme Kurulu'na şikâyet. Sigortacının onaydan sonra 10 iş gününü aşan ödeme gecikmesi bireysel dava yerine idari denetim konusudur. Şikâyet parayı hızlandırmaz ama sigortacı nezdinde dosyanın "gecikmiş" olarak işaretlenmesini ve gecikme faizi talebinizin kayda geçmesini sağlar.
- Aracın iadesi için tedbir talebi. Servis, ihtarnameye rağmen aracı vermiyorsa asliye hukuk mahkemesinden ihtiyati tedbir isteyebilirsiniz. Tedbir kararı çıktığında araç icra yoluyla alınır; bu yol pahalıdır ama kiralık araçla geçen her gün maliyeti büyüttüğü için kısa süreli dosyalarda kendini amorti eder.
- Gecikme faizi ve tazminat talebi. TTK m.1425 kapsamında ödeme süresi dolduktan sonra sigortacı temerrüde düşer ve mevduat faizinden az olmamak üzere gecikme faizi işler. Aracın alıkonduğu günler için ikame araç bedelini de aynı dosyada talep edin; ayrı dava açmak süreyi uzatır.
Araç sahiplerinin en sık yaptığı hata, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasını açarken aracı alıkoyan servisi dosyanın dışında bırakmaktır. Oysa tahkim, yalnızca sigortacı ile aranızdaki ödeme uyuşmazlığını çözer; servisin teslim yükümlülüğüne dokunmaz. Tahkimden lehinize karar çıksa bile servis anahtarı vermeye devam edebilir, çünkü iki uyuşmazlığın tarafları farklıdır. İkinci bir hata, 2 yıllık tahkim süresini hasar tarihinden değil de ödemenin yapılması gereken tarihten saymaktır; süre rizikonun gerçekleşmesiyle başlar ve noter ihtarnamesi bu süreyi durdurmaz, sadece ispat kolaylığı sağlar.
2026’da güncel onarım ve ödeme süreleri: rakamlarla durum
Sigorta şirketinin ödemeyi geciktirmesi tek başına bir olay değil, bir süreç. Önce eksper raporu beklenir, sonra onay, sonra ödeme. 2026 itibarıyla dolu bir kaporta-boya dosyasında bu zincirin ortalama uzunluğu 20-45 günü buluyor; poliçe tipine ve hasarın niteliğine göre alt ve üst uç arasındaki fark iki katına çıkabiliyor.
Aşağıdaki tablo, hasar dosyasının açılmasından paranın servisin hesabına geçmesine kadar geçen süreyi kalem kalem gösteriyor. Rakamlar 2026 ikinci yarısı için İstanbul, Ankara ve İzmir’deki orta ölçekli kaporta servislerinden alınan aralıklara dayanıyor; küçük şehirlerde eksper ziyareti birkaç gün daha uzayabiliyor.
| Aşama | Süre | Kimin kontrolünde |
|---|---|---|
| Eksper raporu düzenlenmesi | 5–10 iş günü | Sigorta şirketi / eksper |
| Onarım süresi (orta hasar) | 7–15 iş günü | Servis |
| Ortalama onarım faturası | 45.000–120.000 TL | Servis / eksper mutabakatı |
| Onaydan sonra yasal ödeme süresi (trafik) | 10 iş günü | Sigorta şirketi |
| TTK m.1425 ihtarname sonrası ödeme süresi | 30 gün | Sigorta şirketi |
| Gecikme hâlinde yasal faiz | Aylık %3,11 (13.09.2026 itibarıyla avans faizi) | Mahkeme / icra |
En hızlı senaryo kasko dosyalarında görülüyor: onay verildiği gün ödeme yapan şirketlerde araç 12-15 günde teslim ediliyor. Tabloyu tersine çeviren tek durum, eksperin hasarı “kısmi onarım” diye raporlayıp servisin komple parça değişiminde ısrar ettiği dosyalar. Orada mutabakat 3-4 hafta gecikir ve fatura 120.000 TL’nin üzerine çıkar. Ödeme gecikirse araç sahibi, ödenmeyen tutar için TTK m.1425 kapsamında noter ihtarnamesi çekip 30 günlük süreyi başlatabilir; gecikme bu süreyi aşarsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru hakkı doğar ve başvuru için azami süre 2 yıldır.
Sık yapılan hatalar: rehin hakkı sanılan durumlar
En yaygın yanılgı, sigorta şirketinin ödemeyi geciktirmesinin servise kendiliğinden bir hak doğurduğu sanılması. Böyle bir hak yok. Servisin alacağı, TTK m.1425 uyarınca sigortacıya karşı bir para alacağıdır; araç üzerinde rehin hakkı ise ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşmeyle ve teslim edilen araç üzerinde doğar. Sigortacının onaydan sonra 10 iş gününü aşan gecikmesi, servise "aracı tut" yetkisi vermez. Bu ayrımı kaçıran bir servis, 45.000–120.000 TL'lik bir faturayı tahsil etmeye çalışırken kendi cezai riskini satın almış olur.
Sözlü rehin anlaşması da geçersiz. "Parayı getirince veririm" cümlesi, teslim anında tarafların el sıkışması, WhatsApp'ta "aracı alıkoyuyorum" yazışması hukuken rehin hakkı doğurmaz; Türk Borçlar Kanunu m.91 anlamında bir ifa def'i de yaratmaz. Geçerli bir alıkoyma için önce yazılı sözleşmede açık rehin şartı, ardından noter ihtarnamesi ve ihtarnamenin tebliğinden itibaren dolması gereken 30 günlük süre gerekir. Bu 30 gün dolduğunda satış için öncelik süresi 7 güne iner; ama her iki süre de ancak yazılı bir zeminin üstünde işler.
Alıkoymanın suç sayılmadığı istisnalar
Aracı tutmak her durumda suç değil. Kanunda düzenlenmiş bir hapis hakkı (örneğin onarım bedeli ödenmeden aracın teslim edilmemesi) veya geçerli bir sözleşmesel rehin varsa, TCK m.155 kapsamındaki güveni kötüye kullanma suçu oluşmaz; çünkü ortada hukuka aykırı bir zilyetlik değişikliği yoktur. Aynı şekilde, araç sahibi onarım bedelini ödemeyi açıkça reddediyorsa ve servis noter ihtarnamesini usulüne uygun çekmişse, 6 ay–2 yıl hapis öngören ceza maddesi devreye girmez. Suçun oluştuğu asıl durum, bu şartların hiçbiri yokken aracın "sigorta ödemesi gelene kadar" tutulmasıdır.
Bir de sık karıştırılan bir ayrıntı: eksper raporu düzenlenmeden veya sigorta şirketi onay vermeden yapılan onarımda servis, bedelin tahsili için doğrudan araç sahibine yönelmek zorundadır. Bu noktada bekleyen bir ödeme değil, taraflar arasında çözülmemiş bir uyuşmazlık vardır. Araç sahibi 2 yıl içinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurma hakkını saklı tutar; servisin bu süreci bekleme yükümlülüğü yoktur ama aracı da bu gerekçeyle tutamaz. Ayıplı onarım iddiası varsa tablo büsbütün değişir; o durumda alıkoyma değil, yeniden onarım veya bedel indirimi talep edilir.
Sık Sorulan Sorular
Sigorta ödemesi 30 günü geçerse servis aracı satabilir mi?
Satabilir, ancak yalnızca iki şart birlikte sağlanmışsa. TTK m.1425 uyarınca servis önce noter kanalıyla sigorta şirketine ihtarname çeker, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün geçmesine rağmen ödeme yapılmazsa ve taraflar arasında yazılı rehin hakkı sözleşmesi varsa satış yapılabilir. İhtarname çekilmeden geçen süre bu 30 güne sayılmaz.
Servis, sigorta onayı olmadan aracı rehin tutabilir mi?
Hayır. Onarım bedelinin sigorta tarafından karşılanacağına dair onay ya da imzalı yazılı rehin sözleşmesi yoksa servis aracı alıkoyamaz. Alıkoyma bu koşullarda TCK m.155 kapsamında hizmet ilişkisinden kaynaklanan yetkiyi kötüye kullanma suçunu oluşturur; araç sahibi Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyet edebilir ve aracın iadesi için sulh hukuk mahkemesine başvurabilir.
Aracımı servisten alabilmek için sigorta şirketine mi yoksa servise mi dava açmalıyım?
Önce servise noter ihtarnamesi çekilir, bu adım hem rehin hakkının hukuki zeminini test eder hem de ödeme talebini kayda geçirir. Servis ihtarnameden sonra da aracı bırakmazsa, poliçe kapsamındaki tazminat için Sigorta Tahkim Komisyonu’na, onarım bedeli uyuşmazlığı için tüketici mahkemesine başvurulur. 2026 itibarıyla Tahkim başvurularında parasal sınır 250.000 TL’dir.
Rehin hakkı için noter ihtarnamesi şart mı?
Evet, şart. TTK m.1425’e göre sigorta şirketine yazılı ihtarname çekilmesi ve tebliğ tarihinden itibaren 30 gün beklenmesi rehin hakkının doğması için zorunlu unsur. Noter kanalıyla çekilmeyen, tebliğ tarihi ispatlanamayan e-posta veya telefon mesajı bu süreyi başlatmaz. 30 günlük süre dolmadan servis satsa dahi satış hukuken geçersiz sayılır.
Servis aracı rehin tutarken otopark ücreti isteyebilir mi?
Talep edemez, sözleşmede bu yönde açık hüküm yoksa günlük otopark ya da bekleme bedeli faturalanamaz. Ancak mahkeme, rehin hakkı haklı görülmüşse saklama masrafı adı altında makul bir meblağa hükmedebilir; yargı uygulamasında bu tutar aylık 3.000-5.000 TL bandını nadiren aşar. Anahtar teslimi yapılmadığı sürece aracın kapalı alanda tutulması servisin yükümlülüğündedir.
Trafik sigortası ödemesi gecikirse faiz işler mi?
İşler. 2026 itibarıyla yasal faiz oranı yıllık %24 ve sigorta şirketi temerrüde düştüğü tarihten itibaren gecikilen her gün için bu orandan faiz ödemekle yükümlü. Temerrüt, hasar dosyasının eksiksiz tesliminden sonra KTK m.99’daki 8 iş günlük inceleme süresinin dolmasıyla başlar; ihbar tarihi değil, bu sürenin bitişi esas alınır.